AB desteğiyle düzenlenen Medya Okuryazarlığı ve Dezenformasyon eğitimi ile gençler dijital dünyada doğru bilgiye ulaşma ve yanlışları ayırt etme becerilerini güçlendirdi.

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu’nun desteğiyle düzenlenen “Medya Okuryazarlığı ve Dezenformasyonla Mücadele Eğitimi”, dijital çağda bilgi denizinde kaybolmamak için kritik yetkinlikleri gençlerle buluşturdu. 10 Aralık’ta Maltepe Üniversitesi Suha Arın Konferans Salonu’nun dolup taştığı etkinlik, medya alanının çehresini değiştiren kavramları akademisyenlerle pratik katılımcıların buluşmasına dönüştürdü.

Dijital Okuryazarlığın Kapıları Aralandı
Eğitim; Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İhsan Yılmaz, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Filiz Otay Demir, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Üyesi Lale Şıvgın Dündar, öğretim üyeleri ve yoğun ilgi gösteren öğrencilerin katılımıyla başladı. Dijital medya dünyasının hızla değişen dinamiklerine dair ilk adımı, medya okuryazarlığının bir beceri değil, artık bir zorunluluk olduğu vurgusuyla atıldı.

AB destekli benzer eğitimler Türkiye’nin pek çok noktasında düzenleniyor. Örneğin, Gaziantep ve Trabzon Üniversitelerinden Uşak’a kadar pek çok yerde de gençlere dijital medya odaklı eğitimler verildi. Bu etkinliklerde dezenformasyonun tanımlanması, tespit yöntemleri ve yapay zekânın medya üzerindeki rolü gibi ortak temalar işlendi.

Pandemiyle Gelen “İnfodemi” Gerçeği
Eğitimin dikkat çeken konuşmacısı Prof. Dr. Nezih Orhon, pandemi sürecinin bilgi kirliliğini nasıl artırdığı üzerinde durdu. Yenilikçi bir terim olan infodemi ile yanlış haberlerin doğrulara göre altı kat daha hızlı yayıldığını örneklerle açıkladı. Bu hızlı yayılımın sadece bilgi kirliliği yaratmakla kalmadığını, aynı zamanda bireysel sağlık ve toplumsal davranışlar üzerinde ciddi yansımaları olduğunu belirtti.

“Yanlış bilgilere inanan birey sayısı arttığında, bu sadece bir haber hatası değil; halk sağlığı ve kolektif karar alma süreçlerinde kırılmalara yol açıyor.” Cümlesiyle Orhon, medyanın içerik krizini çok boyutlu olarak ortaya koydu.
Konuşmasında ayrıca beynimizin amigdala kısmının yeni bilgiye alışma süreçlerindeki rolüne değinildi. Alışılmış davranışın güvenlik hissi verdiğini, bu nedenle yeni bilgiye mesafeli yaklaşıldığını aktardı — özellikle sağlıkla ilgili haberlerde yanlılık ve yanlış inanışların tehlikesini vurguladı.
Doğruluk Kontrolü, Yapay Zeka ve Yeni Nesil Araçlar
Eğitim programında dijital okuryazarlığın ötesine geçilerek doğruluk kontrol araçları, yapay zekâ destekli analiz sistemleri, propaganda mekanizmalarının çalışma mantığı gibi ileri dijital beceriler de ele alındı. Katılımcılar; hangi dijital araçların yanlış bilgiye karşı etkili olduğunu, hangi tekniklerle hızla yayılan içeriklerin doğruluğunu test edebileceklerini uygulamalı olarak öğrendiler.

Bu içerikler, Avrupa ölçeğinde medya literatüründe giderek artan farkındalığın bir parçası. 2025’te Avrupa’da düzenlenen birçok başka medya okuryazarlığı etkinliğinde de benzer odaklar dikkat çekti; AI entegrasyonundan gençlerin bilgi direncini artırmaya kadar pek çok tema öne çıktı.
Soru–Cevap ve Sertifikalarla Taçlandırıldı
Eğitimin sonunda katılımcılar, uzmanlarla interaktif bir soru–cevap bölümünde kendi dijital medya deneyimlerini paylaştı. Ardından genç katılımcılara katılım sertifikaları takdim edildi; bazı öğrenciler bu kazanımlarıyla kendi sosyal medya topluluklarında mini eğitimler düzenlemek için söz verdi.

Medya Okuryazarlığı: Bir Yetenekten Fazlası
Etkinlik, yalnızca öğrencilere değil, dijital dünyanın tüm kullanıcılarına eleştirel düşünce becerilerinin ne denli önemli olduğunu hatırlattı. Artık “haber okumak” sadece bilgi edinmek değil; analiz etmek, sorgulamak, doğrulamak ve dikkatle seçmek demek.















